Makale Arama
Sayı
Anahtar Kelime, Yazar(lar)
Künye
Genel Yayın Yönetmeni
Akif Argun AKDOĞAN
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Zühal SİRKECİOĞLU DÖNMEZ
Yayın Kurulu
Akif Argun AKDOĞAN
Süheyla Suzan GÖKALP ALICA
Tekin AVANER
Can Umut ÇİNER
Evren HASPOLAT
Koray KARASU
Özgün MİLLİOĞULLARI KAYA
Cenk REYHAN
Deniz YILDIRIM
Ozan ZENGİN
Danışma Kurulu
Prof. Dr. Örsan AKBULUT
Doç. Dr. Hüsniye AKILLI
Prof. Dr. Yüksel AKKAYA
Prof. Dr. Birgül AYMAN GÜLER
Prof. Dr. Tayfun ÇINAR
Prof. Dr. Oya ÇİTÇİ
Prof. Dr. Ahmet Alpay DİKMEN
Prof. Dr. Mehmet ECEVİT
Doç. Dr. Cengiz EKİZ
Muzaffer İlhan ERDOST
Prof. Dr. Özer ERGENÇ
Prof. Dr. Güngör EVREN
Prof. Dr. Atilla GÖKTÜRK
Prof. Dr. Can HAMAMCI
Prof. Dr. Gülser Ö. KAYIR
Prof. Dr. Ruşen KELEŞ
Prof. Dr. Nuray E. KESKİN
Prof. Dr. Bilsay KURUÇ
Prof. Dr. Ayşegül MENGİ
Prof. Dr. İzzettin ÖNDER
Prof. Dr. Tayfun ÖZKAYA
Prof. Dr. Metin ÖZUĞURLU
Doç. Dr. Sonay B. ÖZUĞURLU
Prof. Dr. Tülay ÖZÜERMAN
Prof. Dr. Hakan REYHAN
Prof. Dr. Seriye SEZEN
Prof. Dr. Cem SOMEL
Prof. Dr. Mümtaz SOYSAL
Prof. Dr. Erkan TURAL
Prof. Dr. Menaf TURAN
Prof. Dr. Oktar TÜREL
Doç. Dr. Birkân UYSAL
Doç. Dr. Aslı YILMAZ UÇAR
Yazışma Adresi
YAYED Ziya Gökalp Cad. No. 30
Kat. 5 D. 17 06420
Kızılay / ANKARA
Tel: 0 312 430 35 60
Faks: 0 312 430 62 90
E-posta: msydergi@gmail.com
Altı Aylık Kuramsal Dergi
Ulusal Hakemli Dergi
Yayın Türü: Yerel Süreli Yayın
Sertifika No: 0307-06-008465
ISSN:1306-8202
MSY, IBSS, EBSCO, ULAKBİM
TR Dizin Sosyal ve Beşeri Bilimler ve
ASOS Indeks’te yer almaktadır.

2011 (Sayı: 15)
1
:
TÜRKİYE SANAYİ STRATEJİSİ BELGESİ 2011-2014 (AB ÜYELİĞİNE DOĞRU): BİR İÇERİK ANALİZİ
Serdar ŞAHİNKAYA
Bu yazı, Türkiye Sanayi Stratejisi Belgesi (2011-2014) hakkında bir içerik çözümle- mesini amaçlamaktadır. Altı bölüm halinde tasarlanan yazıda belgede öne çıkan hazırlanma süreçleri, vizyon, genel amaç ve stratejik hedefler, bölgesel gelişmeler ve KOBİ’lerin finansmana erişimi ile belgenin bir numaralı eki olan eylem planı üzerinde durulacaktır. Sanayileşme ana eksenli topyekûn bir iktisadi kalkınma heyecanını yaratmak önemlidir. Bu heyecanı yaratmak kadar, yeniden toplumun bütün katmanlarına yayabilmek için, sanayileşme gibi derin ve tarihsel kökenleri olan olguyu, ülkenin temel amacı haline getirmek gerekmektedir. Bu belgedeki gibi kısa dönemli bir strateji böyle bir heyecanı yaratamaz. Sanayileşmesini başarı ile tamamlamış ülkelerin sunacağı modeller yanında, Cumhuriyetimizin parlak sanayi- leşme süreçlerindeki stratejik tercih örnekleri, hâlâ esin kaynaklarımız arasında olabilir.
2
:
TÜRKİYE SANAYGİ STRATEJİSİ BELGESGİ ÜZERİNE GÖZLEMLER
Melda Yaman ÖZTÜRK & Özgür ÖZTÜRK
2011 yılının ilk günlerinde kamuoyuna duyurulan Türkiye Sanayi Strateji Belgesi, sermaye kesiminin aktif katılımıyla, kamu-özel sektör işbirliğiyle hazırlanmıştır. Belgede, ülke sermayesinin uluslararası rekabet gücünü artıracak politikalar öngö- rülmektedir. Bu yazının iki amacı bulunmaktadır: Birincisi sanayi stratejisinin serma- ye kesiminin son yıllarda yükselen talepleri doğrultusunda oluşturulduğunu göster- mektir. İkincisi, belgede öngörülen politikaların sermaye yararına çok boyutlu bir yasal-kurumsal düzenlemeyi hedeflediğini ortaya koymaktır. Yazıda tartışılan bu iki boyut, Strateji Belgesi’nin, sermayenin emek üzerindeki tahakkümünü artırmaya dönük bir girişim olduğunu sergilemektedir.
3
:
TÜRKİ̇YE SANAYİ̇ STRATEJİ̇Sİ̇ BELİESİ̇ TEMELİ̇NDE İ̇MALAT SANAYİ̇Nİ̇N YAPISAL ANALİ̇Zİ̇
Oktay KÜÇÜKKİREMİTÇİ
Bu makalede, Ocak 2011’de Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından yayınlanan Türkiye Sanayi Strateji Belgesi 2011-2014’de rekabet gücü incelemesinde öncelik verilen sektörler de dahil olmak üzere Türkiye ekonomisi, sanayi sektörü ve imalat sanayinin genel bir yapısal değerlendirmesi yapılacaktır. Değerlendirmemizde imalat sanayinin alt sektörler bazında genel profili incelenerek, katma değer, sektörel bağlantılar, rekabet gücü, dış ticaret ve teknoloji yoğunluğu açısından durumu analiz edilecektir. Makalede, imalat sanayi sektörlerinin birbirlerini etkileme düzeyleri, talep değişimlerinden etkilenme dereceleri, sektörlerin yaratacağı “katma değer zinciri” Input-Output yaklaşımı ile analiz edilecek olup, ayrıca ülke ihracatında öne çıkan sektörler, hedef pazar ülkeler, rakip ülkeler ve bu ülkeler karşısında ülkemizin rekabet gücü de irdelenecektir.
4
:
12 EYLÜL ASKERİ DARBESİNİN EKONOMİ POLİTİĞİ
Mustafa DURMUġ
12 Eylül Askeri Darbesi öncesinde kapitalist dünyada aşırı birikim krizi derinleşmeye başlamış ve bunun sonucunda kâr oranları düşerken, iktisadi büyüme hızı yavaşla- mış, işsizlik artmıştır. Ayrıca İran Devrimi ve Afganistan’ın işgali bu bölge ile ilgili olarak Batılı emperyalist ülkeleri endişelendirmiştir. Diğer yandan, ithal ikameci büyüme modelinin açmazları sonucunda Türkiye ekonomisi özellikle 1977 yılından itibaren ciddi bir ödemeler bilançosu krizine girmiş, bu durum yüksek enflasyon nedeniyle de durumu daha da kötüleşen emekçilerin ve gençliğin örgütlü muhalefet- lerini artırmalarına neden olmuştur. 24 Ocak Kararları olarak anılan bir dizi kararla Türkiye ekonomisi uluslararası kapitalist sisteme yeniden eklemlenmiştir. Ancak bu kararlar 12 Eylül askeri diktatörlüğü ve sonrasındaki sivil otoriter rejimle uygulana- bilmiştir. Bu politikalar kârları artırırken, emekçilerin ve çiftçilerin gelirleri hızla düşü- rülmüştür. Bu dönemde ayrıca demokratik hak ve özgürlükler büyük çapta kısıtlan- mıştır.
5
:
TÜRKİYE’DE LİBERALİZM: BİR EKLEMLENME İDEOLOJİSİ
Fatih YAĞLI
Bu çalışmada, liberalizm, bir çevre ülkesinin egemen sınıflarının kapitalist dünya sistemine eklemlenme projelerinden biri olarak kavramsallaştırılmış, Osmanlı’dan günümüze bu projenin sürekliliği ortaya konulmaya çalışılmıştır. Yaygın kanının aksine, liberalizm, Osmanlı-Türkiye modernleşme sürecinde zayıf bir ideoloji olma- mış, egemen sınıflar açısından her zaman önemli bir nitelik taşımıştır. Dünya siste- mine, uluslararası işbölümünün doğasına uygun bir şekilde, yani serbest ticaret yoluyla eklemlenme anlamında liberalizm, 19. Yüzyıldan bu yana bir süreklilik, bu işbölümüne aykırılık teşkil eden planlamacılık, devletçilik vb. gibi uygulamalar ise bir arızilik teşkil eder. Liberalizme böyle bakmak, Türkiye’yi devlet-toplum ya da mer- kez-çevre gibi ikilikler üzerinden okuyan liberal-muhafazakar paradigmanın eleşti- rilmesi anlamına gelmektedir. Çalışma, bu eleştiri için bir dayanak noktası sunmayı amaçlamaktadır.
6
:
AVRUPA’NIN ULUSÖTESİ KAPİTALİST SINIFI: AVRUPA SANAYİCİLER BİRLİĞİ
Fatma Müge ALGAN
Çokuluslu şirketler ekonomik arenada sahip oldukları gücü kamu politikalarını etki- lemek için kullanmaktadırlar. Çokuluslu şirketlerin ekonomik gücünü elinde tutan ulusötesi kapitalist sınıf, kendi sınıf çıkarları doğrultusunda uluslararası karar alma süreçlerini etkilemektedir. Bu politika yönlendirmesinin Avrupa Birliği yapılanmasın- daki en güçlü örneği Avrupa Sanayiciler Birliği’dir. Bu yazı, Avrupa Sanayiciler Birliği’ni incelemekte ve bu Birliğin AB politikalarını etkileme gücünü ortaya koymayı amaçlamaktadır. İnceleme, küresel politikaların ulusötesi kapitalist sınıf tarafından oluşturulduğu sonucuna varmaktadır.
7
:
ENDÜSTRİ DEVRİMİNİN DOĞURDUĞU YENİ KADIN TİPİNE GEORGE BERNARD SHAW’DAN BİR ÖRNEK: BAYAN WARREN’IN MESLEGİ
Yavuz ÇELĠK
Endüstri Devrimi Avrupa ve İngiltere’nin çehresini önemli ölçüde değiştirmiş ve bunun edebiyata, özellikle tiyatroya yansıması da aynı büyüklükte olmuştur. Metro- pollerin ortaya çıktığı 19. yüzyıl İngiltere’sinde kapitalizm ve beraberinde sınıflar arası uçurum hızla büyürken, bu durumdan memnuniyet duymayanlar, bu sistemin karşıtı olarak sosyalizme bel bağlamıştır. Toplumsal gelişme ve ilerleme için mevcut yapının ve geleneklerin değiştirilmesi konusunda ısrarcı olan sosyalistler, bu amaç- la, toplumsal anlayışı ve yapıyı değiştirmek üzere edebiyata da güvenmişlerdir. İngiltere’de sosyalist yazarların en ünlüleri arasında bulunan G. Bernard Shaw, yazdığı oyunlarda toplum içinde her türden eşitlik vurgusu yapmıştır. Bayan Warren’ın Mesleği başlıklı oyununda, Endüstri Devriminin erkeklerle eşit koşullara sahip olmak için mücadele eden Yeni Kadın kimliğine uyan kadınlar, onun kadın- erkek eşitliğine verdiği önemi ortaya koymaktadır. Victoria Döneminin alışılagelmiş kadın tipinden çok büyük farklılıklar sergileyen anne-kız, özellikle de Vivie Warren, aşık olmadan ve evlenmeden, bir erkeğe bağımlı olmadan, kendi ayakları üzerinde yaşayabileceği bir hayat için üniversiteyi bitirir. Bu kararıyla, annesini ve çevresin- deki erkekleri afallatan Vivie, Shaw’un peşinde olduğu toplumsal değişimi gerçek- leştirecek potansiyele sahip bir Yeni Kadın tiplemesi olarak kabul edilebilir.
8
:
Tüm Yazılar
Memleket Siyaset Yönetim
İşbu sitenin tüm hakları saklıdır. Site içerisindeki dökümanlar izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz. © 2015
Web Tasarım