Makale Arama
Sayı
Anahtar Kelime, Yazar(lar)
Künye
Genel Yayın Yönetmeni
Akif Argun AKDOĞAN
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Zühal SİRKECİOĞLU DÖNMEZ
Yayın Kurulu
Akif Argun AKDOĞAN
Süheyla Suzan GÖKALP ALICA
Tekin AVANER
Can Umut ÇİNER
Evren HASPOLAT
Koray KARASU
Özgün MİLLİOĞULLARI KAYA
Cenk REYHAN
Deniz YILDIRIM
Ozan ZENGİN
Danışma Kurulu
Prof. Dr. Örsan AKBULUT
Dr. Öğr. Üyesi Hüsniye AKILLI
Prof. Dr. Yüksel AKKAYA
Prof. Dr. Birgül AYMAN GÜLER
Prof. Dr. Tayfun ÇINAR
Prof. Dr. Oya ÇİTÇİ
Prof. Dr. Ahmet Alpay DİKMEN
Prof. Dr. Mehmet ECEVİT
Doç. Dr. Cengiz EKİZ
Muzaffer İlhan ERDOST
Prof. Dr. Özer ERGENÇ
Prof. Dr. Güngör EVREN
Prof. Dr. Atilla GÖKTÜRK
Prof. Dr. Can HAMAMCI
Prof. Dr. Gülser Ö. KAYIR
Prof. Dr. Ruşen KELEŞ
Prof. Dr. Nuray E. KESKİN
Prof. Dr. Bilsay KURUÇ
Prof. Dr. Ayşegül MENGİ
Prof. Dr. İzzettin ÖNDER
Prof. Dr. Tayfun ÖZKAYA
Prof. Dr. Metin ÖZUĞURLU
Doç. Dr. Sonay B. ÖZUĞURLU
Prof. Dr. Tülay ÖZÜERMAN
Prof. Dr. Hakan REYHAN
Prof. Dr. Seriye SEZEN
Prof. Dr. Cem SOMEL
Prof. Dr. Mümtaz SOYSAL
Prof. Dr. Erkan TURAL
Prof. Dr. Menaf TURAN
Prof. Dr. Oktar TÜREL
Doç. Dr. Birkân UYSAL
Doç. Dr. Aslı YILMAZ UÇAR
Yazışma Adresi
YAYED Ziya Gökalp Cad. No. 30
Kat. 5 D. 17 06420
Kızılay / ANKARA
Tel: 0 312 430 35 60
Faks: 0 312 430 62 90
E-posta: msy@yayed.org
Altı Aylık Kuramsal Dergi
Ulusal Hakemli Dergi
Yayın Türü: Yerel Süreli Yayın
Sertifika No: 0307-06-008465
ISSN:1306-8202
MSY, IBSS, EBSCO, ULAKBİM
TR Dizin Sosyal ve Beşeri Bilimler ve
ASOS Indeks’te yer almaktadır.

2020 (Sayı: 33)
1
:
AKLIN TRAJEDİSİ VE BİR SUÇLAMA OLARAK BÜROKRASİ: KAFKA’NIN DAVA’SI VE ŞATO’SU
Hasan Engin ŞENER
Bu çalışmada Kafka’nın Dava ve Şato adlı romanlarındaki bürokrasi inşası betimlenmekte ve bu inşa kamu yönetimi literatürü açısından bürokrasi ve kamu görevlileri bağlamında yorumlanıp sınıflandırılmaktadır. Bu sınıflandırmada Fritz Morstein Marx’ın bürokrasi kavramsallaştırması kullanılacaktır. Kafka’nın bürokrasi anlayışı literatürde çoğunlukla bir hastalık veya disfonksiyon olarak tanımlanmıştır, bununla birlikte bu çalışmada yargılayan, cezalandıran ve öldüren bir idari aygıt olarak Kafkaesk bürokrasi, aklın trajedisinin bir ürünü olarak tanımlanacak ve itham edilecektir. Ayrıca, bu idari aygıtın memurlarının insan hayatını etkileme gücü de sokak bürokrasisi kavramı ile tartışmaya açılacaktır. Son olarak bu çalışmada, umutsuzluğun kesinliğinde umudu yeşerten, idari aygıta rağmen ona karşı hâlâ bilmeye cüret eden başkarakterler de analiz edilerek bu iki romanın, itham edilen bürokratik aygıta karşı bir direniş çağrısı olarak görülebileceği savunulacaktır.
2
:
TÜRK KAMU YÖNETİMİNDE PSİKOLOJİ DİSİPLİNİ: İDAREDE BEŞERİ İLİŞKİLERDEN YÖNETİM PSİKOLOJİSİNE
Yeşim AKIN-YALÇIN
1950’lerden günümüze Türkiye’nin toplumsal, ekonomik ve politik değişimlerinin yönetim bilimine yansımasının bir sonucu olarak, psikoloji disiplininin kamu yönetimi disiplini içinde konumlanışındaki değişimler bu çalışmanın temelini oluşturmaktadır. Çalışmada, bu süredeki değişimlerin üç dönemde incelenebileceği savından hareket edilmektedir. 1950’li yıllarda devlet eli ile kalkınma çabaları, KİT’lerin kendine özgü karakteristiği, fordizmin ülkeye 1960’larda girmesi ve birçok faktör Türkiye’de yönetim biliminde psi-koloji disiplininin yer alışının özgünlüğünü ve sonrasındaki değişimleri etkilediği tezi başlangıç noktasını oluşturmaktadır. 1980 sonrası değişen kamu yönetimi paradigması ile birlikte yönetim psikolojisinin inceleme nesnesi ve temel kaygıları da değişmiştir. Bu çerçevede kamu yönetimi ve psikoloji etkileşimindeki kavramlar, amaçlar ve temel saikler analiz edilmektedir.
3
:
TÜRKİYE’DE KAMU GÖREVLİLERİNİN TOPLU SÖZLEŞME HAKKI: TEMEL METİNLER, AKTÖRLER VE UYGULAMA
İpek ÖZKAL SAYAN ve Vahide Feyza URHAN
2010 yılında yapılan Anayasaya değişikliği ile Türkiye’de kamu görevlilerine toplu sözleşme hakkı verilmiştir. Böylece ülke tarihinde ilk defa 2012 yılında kamu görevlileri mali ve sosyal haklarını müzakere etmeye başlamışlardır. Bu çalışmada, 2010 yılında kamu görevlilerine toplu sözleşme hakkı verilmesi ve bunun kamu personel sistemi açısından uygulamaya nasıl yansıdığı incelenecektir. Çalışmayla, Türk kamu personel politikası alanında toplu sözleşme hakkının iç talepten çok Avrupa Birliği’ne üyelik sürecinin etkisi olduğu ve toplu sözleşme sürecinin devletin çizdiği sınırlar içinde gerçekleştiği ve toplu sözleşme olarak imzalanan metinlerin talepleri doğrudan karşılayamadığı gösterilmeye çalışılacaktır.
4
:
TÜRKİYE’DE ÜST KADEME KAMU YÖNETİCİLİĞİNE ATANMA
Süha Oğuz ALBAYRAK
Üst kademe kamu yöneticiliklerine atanmada dünyada çeşitli yöntem ve kurallar uygulanmaktadır. Hegel-Weber çizgisinde biçimlenmiş olan Türk kamu personel rejiminde üst kademe yöneticiliklere atanmada kapalı kariyer sistemi uygulanıyordu. Bazı istisnalar dışında atamalar devlet memurları arasından yapılıyordu. Üst kademe kamu yöneticiliğine atanma konusunda ayrıntılı kurallar da benimsenmiş değildir. Cumhurbaşkanlığı sistemine geçişle birlikte üst kademe kamu yöneticiliğine atanma sistemi tamamen değişti. Bu çalışmanın temel amacı Türkiye’de üst kademe kamu yöneticiliğine atanma sürecini analiz etmektir. Çalışma temel olarak iki eksen üzerinden yürütülmüştür. Öncelikle Cumhurbaşkanlığı sistemi öncesinde üst kademe yöneticiliğe atanma süreci ele alınmıştır. Bu bölümde üst kademe yöneticiliklere atanmada hangi kuralların uygulandığı ve hangi yöntemlerin kullanıldığı irdelenmiştir. Daha sonra çalışmanın ikinci bölümünde Cumhurbaşkanlığı sistemine geçişle birlikte nasıl bir atama-yükselme sistemi kurulduğu ele alınmıştır. Bu bölümde mevcut sistem ayrıntılı biçimde analiz edilmiştir. Çalışmada şema ve karşılaştırma tabloları kullanılarak anlatım zenginleştirilmiştir.
5
:
TÜRKİYE’DE POPÜLİZM - DEMOKRASİ İLİŞKİSİ: 24 HAZİRAN CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMLERİ ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME
Esra SIRMA ve İsmet PARLAK
Popülizm, son on yıllarda gerek ekonomik gerekse politik analizlerde en fazla referans verilen, fakat anlamsal olarak neyi karşıladığı bir o kadar tartışmalı olan kavramlardan biridir. Genel olarak siyasetin ve özel olarak liberal demok-rasinin içine düştüğü temsil krizi ve ekonomik krizler ile bu krizlerin beraberinde getirdiği yapısal dönüşümler, popülizme olan yönelimi güçlendirmiştir. Demokrasinin bir tür gölgesine dönüşen popülizm, önemli ölçüde demokrasi ve liberalizm arasındaki gerilimlerden beslenmektedir. Bu çalışmada popülizm, iktidarı elde etmek veya mevcut iktidarını korumak isteyen siyasi aktörlerin kitleleri etkilemek adına kullandıkları bir söylem şekli olarak ele alınmış ve Türkiye siyasetine nasıl yansıdığı incelenmiştir. Her siyasi hareketin doğasında var olduğu iddiasından hareketle popülizm, hem iktidar/muhalefet temelinde, hem de sağ/sol eksende değerlendirilmiştir. Bu amaçla Türkiye sağını temsil eden iktidar partisi AKP’nin (Adalet ve Kalkınma Partisi) adayı Recep Tayyip Erdoğan ile Türkiye solunu temsil eden ana muhalefet partisi CHP’nin (Cumhuriyet Halk Partisi) adayı Muharrem İnce’nin 24 Haziran Cumhurbaşkanlığı seçimleri sürecinde yaptıkları konuşmalar Essex Okulu Söylem Analizi yöntemiyle incelemiştir.
6
:
Kitap İncelemesi
7
:
Kitap İncelemesi
8
:
Tüm Sayı
Memleket Siyaset Yönetim
İşbu sitenin tüm hakları saklıdır. Site içerisindeki dökümanlar izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz. © 2015
Web Tasarım