Makale Arama
Sayı
Anahtar Kelime, Yazar(lar)
Künye
Genel Yayın Yönetmeni
Cenk REYHAN
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Zühal SİRKECİOĞLU DÖNMEZ
Yayın Kurulu
Akif Argun AKDOĞAN
Süheyla Suzan GÖKALP ALICA
Can Umut ÇİNER
Evren HASPOLAT
Koray KARASU
Özgün MİLLİOĞULLARI KAYA
Cenk REYHAN
Deniz YILDIRIM
Ozan ZENGİN
Danışma Kurulu
Prof. Dr. Örsan AKBULUT
Doç. Dr. Hüsniye AKILLI
Prof. Dr. Yüksel AKKAYA
Prof. Dr. Birgül AYMAN GÜLER
Prof. Dr. Tayfun ÇINAR
Prof. Dr. Oya ÇİTÇİ
Prof. Dr. Ahmet Alpay DİKMEN
Prof. Dr. Mehmet ECEVİT
Doç. Dr. Cengiz EKİZ
Muzaffer İlhan ERDOST
Prof. Dr. Özer ERGENÇ
Prof. Dr. Güngör EVREN
Prof. Dr. Atilla GÖKTÜRK
Prof. Dr. Can HAMAMCI
Prof. Dr. Gülser Ö. KAYIR
Prof. Dr. Ruşen KELEŞ
Prof. Dr. Nuray E. KESKİN
Prof. Dr. Bilsay KURUÇ
Prof. Dr. Ayşegül MENGİ
Prof. Dr. İzzettin ÖNDER
Prof. Dr. Tayfun ÖZKAYA
Prof. Dr. Metin ÖZUĞURLU
Doç. Dr. Sonay B. ÖZUĞURLU
Prof. Dr. Tülay ÖZÜERMAN
Prof. Dr. Hakan REYHAN
Prof. Dr. Seriye SEZEN
Prof. Dr. Cem SOMEL
Prof. Dr. Mümtaz SOYSAL
Prof. Dr. Erkan TURAL
Prof. Dr. Menaf TURAN
Prof. Dr. Oktar TÜREL
Doç. Dr. Birkân UYSAL
Doç. Dr. Aslı YILMAZ UÇAR
Yazışma Adresi
YAYED Ziya Gökalp Cad. No. 30
Kat. 5 D. 17 06420
Kızılay / ANKARA
Tel: 0 312 430 35 60
Faks: 0 312 430 62 90
E-posta: msydergi@gmail.com
Altı Aylık Kuramsal Dergi
Ulusal Hakemli Dergi
Yayın Türü: Yerel Süreli Yayın
Sertifika No: 0307-06-008465
ISSN:1306-8202
MSY, IBSS, ULAKBİM
TR Dizin Sosyal ve Beşeri Bilimler'de
yer almaktadır.

2021 (Sayı: 35)
1
:
DPT’NİN KURULUŞ SÜRECİNDE İKTİDAR BLOĞU VE BÜROKRASİ ARASINDAKİ İLİŞKİLER ÜZERİNE BİR TARTIŞMA
Recep AYDIN
Bürokrasi siyasal özneler arasındaki mücadelelerde yer alsa da kamu yönetimi yazınında tarafsız bir özne olarak kavranır. Bürokrat ise bu mücadelelerde bir toplumsal özne olarak ortaya çıkabilir. Bu bağlamda çalışma, siyasal iktidar ve bürokrasi arasındaki çelişkinin bir örneği olarak Devlet Planlama Teşkilatı’na (DPT) odaklanmaktadır. Çalışmanın amacı, Nicos Poulantzas’ın geliştirdiği teorik çerçeveyi de işleterek DPT’nin ve ilk planın ortaya çıkış sürecinde hem kurumun hem de bürokratların siyasal ilişkiler içindeki yerini incelemektir. Çalışma, böylelikle, Türkiye’de bürokrasi-siyaset ilişkisini farklı bir teorik çerçeve kullanarak ve DPT örneğine yoğunlaşarak, yazında değerlendirilmeyen Poulantzasçı çerçeveden analiz etmek arzusundadır. Çalışma kamu yönetimi literatürü ve mevzuattan başka, Türk siyasal hayatı yazınına, DPT’ye odaklanan kimi çalışmalara ve bu çalışmalarda DPT bürokratlarıyla yapılmış olan görüşmelerin analizine dayanmakta olup, kamu yönetimini, toplumsal ve siyasal boyutlarıyla birlikte ele alma çabasındadır.
2
:
KAMU YÖNETİMİ, KATILIMCILIK VE VATANDAŞIN DEĞİŞEN ROLÜ: SEÇMENDEN ORTAK ÜRETİCİ VATANDAŞA
Çağrı ÇOLAK
Vatandaş katılımı, hem demokrasinin hem de siyaset biliminin önde gelen değerlerinden biridir. Etkisini ilk olarak siyaset biliminde hissettiren katılım tartışmaları, temsilî demokrasinin yol açtığı meşruiyet sorunlarından kaynağını almaktadır. Çok geçmeden kamu yönetimi alanına da sirayet eden bu tartışmalardaki temel unsur, kamu politikalarına ilişkin karar alma süreçlerine vatandaşların aktif katılımıdır. Ancak 21. yüzyılın kamu yönetimi anlayışında vatandaş rolünün, bundan daha fazlası olduğu kabul edilmektedir. Bu çalışmada, vatandaşın dönüşen rolünün, katılım bağlamında ele alınması amaçlanmaktadır. Bunun için ilk olarak vatandaşlık, katılım, katılımcı demokrasi ve katılımcı kamu yönetimi kavramlarına yer verilmekte, ardından iki temel kamu yönetimi modelindeki (Geleneksel Kamu Yönetimi ve Yeni Kamu İşletmeciliği) vatandaş rolleri incelenmektedir. Üçüncü olarak, yeni dönemdeki (Post – Yeni Kamu İşletmeciliği) ortak üretici vatandaş rolüne değinilmekte ve kamu yönetiminde yaşanan dönüşüm, söz konusu üç modeldeki argümanlar üzerinden değerlendirilmektedir. Son olarak ise birlikte üretim uygulama örnekleri ve vatandaşların bu kapsamda üstlendikleri somut roller sıralanmaktadır. Bu açıdan ortaya çıkan en belirgin sonuç, artık vatandaşlardan yalnızca karar alma süreçlerine katılımlarının değil, aynı zamanda kamu hizmetinin üretimi ve sunumuna da katılmalarının beklenmesidir.
3
:
DÖNÜŞÜM SÜRECİNDE KAMU İKTİSADİ TEŞEBBÜSLERİ, NEREYE?
Ercan OKTAY, Selime YILDIRIM ve Erdal BİLGİÇ
Bu çalışma, 2000’li yıllarda kamu iktisadi teşebbüslerinin (KİT) kamu yönetimindeki yerini konu etmektedir. KİT’in kamu yönetimi örgütlenmesinde yer almasına rağmen, bu örgütlenmedeki eğreti duruşunun nedenleri gösterilmeye çalışılmıştır. Bu alana ilişkin pek çok çalışma bulunmakla birlikte, çalışmada bu kuruluşlar sektör odaklı değil; genel anlamıyla ele alınmış ve kamu yönetimindeki dönüşümle birlikte örgütsel bağlamda değerlendirilmiştir. Diğer yandan ise KİT’e ilişkin çalışmaların özelleştirme çerçevesinden ilerlediği görülmektedir. KİT, günümüz sosyo-ekonomik örgütlenmesine uygun görülmese de hala kamu yönetimi örgütlenmesinde yer alan tüzel bir kişilik olması ve yakın dönemde KİT’e ilişkin tartışmaların sürmesi, bir kez daha bu örgütleri gündeme getirmektedir. Çalışmanın tezi, KİT’in kamu yönetimindeki konumunun, bu alanda yaşanan dönüşümle doğrudan ilgili olması ve dönüşümün varış noktasının yönetsel merkezileşme olmasıdır. Çalışmada KİT’e ilişkin mevzuat, rapor, planlardan faydalanılmış ve özellikle yazılı basın başta olmak üzere görüş ve demeçler dikkate alınmıştır.
4
:
TÜRKİYE VE KAZAKİSTAN BELEDİYELERİNİN YEREL ÖZERKLİK BAĞLAMINDA KARŞILAŞTIRILMASI
Abdulgazi YIKICI ve Muhammed Yunus BİLGİLİ
Demokratik yaşamın vazgeçilmez öğelerinden biri olan belediyelerin idari ve mali özerklik düzeyleri, mahalli müşterek ihtiyaçların karşılanabilmesinde belirleyici bir unsurdur. Ülkelerin idari, tarihi, toplumsal, ekonomik ve kültürel özellikleri, belediyelerin yerel özerklikleri üzerinde ve teşkilatlandırılmasında etkilidir. Bu çalışmanın amacı yerel özerklik bağlamında Türkiye’deki ve Kazakistan’daki belediye organlarının seçilmeleri, görevlerine son verilme usulleri, yetkileri, görevleri, mali yapıları ve merkezle olan ilişkilerinin karşılaştırmalı bir şekilde incelenmesidir. Yapılan incelemede, Kazakistan’da belediye başkanlarının atama ile göreve geldikleri ve hizmet sürelerinin belirsiz olduğu, meclis üye sayısının yerleşim kademesine göre farklılaştığı ve bütçe yapma yetkisinin sadece eyalet belediyelerine tanındığı; Türkiye’de ise belediye başkanlarının 5 yıllık bir süre için seçildiği, meclis üye sayısının belirlenmesinde yerleşim alanındaki nüfusun etkili olduğu ve bütçe yapma yetkisinin tüm belediyelere tanındığı tespit edilmiştir. Sonuçta, Türkiye’deki belediyelerin, yerel özerklik konusunda daha ileri bir seviyede olduğu görülmüştür.
5
:
MUHAFAZAKÂR VE FEMİNİST İDEOLOJİLER BAĞLAMINDA İSTANBUL SÖZLEŞMESİ TARTIŞMALARINA YÖNELİK BİR ELEŞTİREL SÖYLEM ANALİZİ
Funda KEMAHLI GARİPOĞLU ve Ayşem SEZER ŞANLI
Avrupa Konseyi tarafından 2011 yılında imzaya açılan, “Kadına Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi”, İstanbul'da imzaya açılması nedeniyle kamuoyunda “İstanbul Sözleşmesi” olarak bilinmektedir. Türkiye, sözleşmeyi ilk imzalayan ülkedir. Sözleşme 2014 yılında yürürlüğe girmiş, özellikle 2020 yılında da kamuoyunun gündemine farklı ideolojik tartışmalarla gelmiş ve 2020 Temmuz-Ağustos aylarında çok fazla tartışılmıştır. Konunun bir tarafında, sözleşmenin aile kurumuna zarar verdiği ve eşcinselliği tanıyarak toplumun ahlaki yapısını bozduğu görüşüne sahip ve Türkiye'nin sözleşmeden çıkmasını isteyen muhafazakâr kesimler bulunmaktadır. Bir diğer tarafında ise, sözleşmenin kadına şiddet konusunda ağır yaptırımlar getiren en kapsamlı metin olarak mutlaka korunması gerektiğini düşünen ve kadının insan haklarını temel alan feminist kesimler bulunmaktadır. Bu kesimlerin farklı tezleri, mevcut dönemde basının da temel gündemlerinden biri haline gelmiştir. Çalışma, bu konudan hareketle Teun A. Van Dijk’in eleştirel söylem analizi yönteminden yola çıkarak yazılı basın verileri ile sözleşme özelindeki muhafazakâr ve ideolojik söylemsel bağlamları değerlendirmektedir. Çalışmanın örnekleminde, ana akım medya odağı olarak Hürriyet; muhalif sol gazeteler olarak Cumhuriyet, Duvar, T24 ve muhafazakâr gazeteler olarak ise Yeni Şafak ve Yeni Akit gazetelerindeki haber verileri kullanılmaktadır.
6
:
GÖÇ VE SİYASALLAŞMA: TÜRKİYE’DE BEYİN GÖÇÜ TARTIŞMALARININ SİYASALLAŞMA GEREKÇELERİ ÜZERİNE BİR İNCELEME
Ahmet CEYLAN
Çalışmada yakın dönemde Türkiye kamuoyunda önem kazanan beyin göçü tartışmalarının siyasallaşma sebepleri araştırılmıştır. 24 Haziran 2018 Genel Seçimleri merkezli bir inceleme ile yakın dönemde siyasal partilerin beyin göçüne ilişkin geliştirdikleri politikalar ele alınmıştır. Beyin göçünün neden siyasetin öncelikli gündem maddeleri arasına girdiği sorusu ve siyasal partilerin beyin göçü politikalarının temelleri takip edilmiştir. Çalışmada Türkiye’de beyin göçü tartışmalarının dayandığı dört faktörün ön plana çıktığı savunulmuştur. Türkiye’de ilgili tartışmanın siyasetin öncelikli gündem maddeleri arasına girmesinin temel saikleri olarak; ‘yüksek nitelikli göçün artan trendi’, ‘siyasetin kutuplaşan yapısı’, ‘genel göç süreçlerinin siyasallaşma özellikleri göstermeye başlaması’ ve ‘politik kültürde beşeri sermayeye atfedilen önem’ belirmiştir.
7
:
HAVA SAHASI EGEMENLİĞİ’NDE DÖNÜŞÜM: TÜRKİYE’DE HAVA SAHASI ESNEK KULLANIMI
Yusuf Volkan YÜCEL
Modern devletin bir unsuru olan egemenlik kavramı diğer bir unsuru olan toprak üzerinde 16.yüzyılda doğmuştur. Toprak unsuruna 20. yüzyılda hava unsuru ilavesiyle 18.yüzyıl sonunda ortaya çıkan ulus devlete, toprak ve karasuları üzerindeki hava sahasında egemenlik hakkı verilmiştir. Sivil ve askeri hava araçları ayrımının yapıldığı bu egemenlik hakkı, 20. yüzyıl sonundan itibaren ulus devlete verilen yeni rol bağlamında dönüştürülmek istenmektedir. Ulus devletin yeni rolü, ulusal ağlar vasıtasıyla transfer edilen uluslararası ağlarca alınan kararların (üretilen politikaların) uygulanabilmesini sağlamaktır. Maastricht Antlaşması ile devletler üstü olma yolunu açan Avrupa Birliği (AB), ürettiği politikaların uygulanmasında önüne çıkan engelleri yeni vasıtalar ve yollar kullanarak temizlemeye çalışmaktadır. Avrupa hava sahasında bütünlük isteyen AB, Türkiye’nin de dâhil olduğu ilgi sahasındaki ulus devletlerden kendi içlerinde ve birbirleriyle sivil-asker iş birliği yapmalarını istemektedir. Politika süreç analiz modelinden yararlanılan bu makalenin amacı üretilen söz konusu politikanın nasıl oluştuğunu ve niçin aday ülke Türkiye’ye transfer edilerek uygulatılmaya çalışıldığını ortaya koyarak görünmeyen yüzü sahnelemektir.
8
:
KİTAP İNCELEMESİ: GÖÇEBE VE DIŞ DÜNYA, Anatoly M. KHAZANOV
Pınar BERK
9
:
TÜM SAYI
Memleket Siyaset Yönetim
İşbu sitenin tüm hakları saklıdır. Site içerisindeki dökümanlar izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz. © 2015
Web Tasarım