Makale Arama
Sayı
Anahtar Kelime, Yazar(lar)
Künye
Genel Yayın Yönetmeni
Cenk REYHAN
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Zühal SİRKECİOĞLU DÖNMEZ
Yayın Kurulu
Akif Argun AKDOĞAN
Süheyla Suzan GÖKALP ALICA
Can Umut ÇİNER
Evren HASPOLAT
Koray KARASU
Özgün MİLLİOĞULLARI KAYA
Cenk REYHAN
Deniz YILDIRIM
Ozan ZENGİN
Danışma Kurulu
Prof. Dr. Örsan AKBULUT
Doç. Dr. Hüsniye AKILLI
Prof. Dr. Yüksel AKKAYA
Prof. Dr. Birgül AYMAN GÜLER
Prof. Dr. Tayfun ÇINAR
Prof. Dr. Oya ÇİTÇİ
Prof. Dr. Ahmet Alpay DİKMEN
Prof. Dr. Mehmet ECEVİT
Doç. Dr. Cengiz EKİZ
Muzaffer İlhan ERDOST
Prof. Dr. Özer ERGENÇ
Prof. Dr. Güngör EVREN
Prof. Dr. Atilla GÖKTÜRK
Prof. Dr. Can HAMAMCI
Prof. Dr. Gülser Ö. KAYIR
Prof. Dr. Ruşen KELEŞ
Prof. Dr. Nuray E. KESKİN
Prof. Dr. Bilsay KURUÇ
Prof. Dr. Ayşegül MENGİ
Prof. Dr. İzzettin ÖNDER
Prof. Dr. Tayfun ÖZKAYA
Prof. Dr. Metin ÖZUĞURLU
Doç. Dr. Sonay B. ÖZUĞURLU
Prof. Dr. Tülay ÖZÜERMAN
Prof. Dr. Hakan REYHAN
Prof. Dr. Seriye SEZEN
Prof. Dr. Cem SOMEL
Prof. Dr. Mümtaz SOYSAL
Prof. Dr. Erkan TURAL
Prof. Dr. Menaf TURAN
Prof. Dr. Oktar TÜREL
Doç. Dr. Birkân UYSAL
Doç. Dr. Aslı YILMAZ UÇAR
Yazışma Adresi
YAYED Ziya Gökalp Cad. No. 30
Kat. 5 D. 17 06420
Kızılay / ANKARA
Tel: 0 312 430 35 60
Faks: 0 312 430 62 90
E-posta: msydergi@gmail.com
Altı Aylık Kuramsal Dergi
Ulusal Hakemli Dergi
Yayın Türü: Yerel Süreli Yayın
Sertifika No: 0307-06-008465
ISSN:1306-8202
MSY, IBSS, ULAKBİM
TR Dizin Sosyal ve Beşeri Bilimler'de
yer almaktadır.

2021 (Sayı: 36)
1
:
TÜRKİYE’DE EKOSİSTEM TAHRİBAT FAKTÖRÜ OLARAK HABİTAT VE ARAZİ KULLANIM DEĞİŞİKLİKLERİ
Doğanay TOLUNAY
Yirminci yüzyılın ikinci yarısında yoğunlaşan sanayileşme ve hızlı nüfus artışının etkisiyle çevre kirliliği sorunları ile küresel ısınma, çölleşme ve biyolojik çeşitlilik kaybı gibi ekolojik sorunlar yaşanmaya başlanmıştır. Ülkelerin doğayı göz ardı eden kalkınma odaklı ekonomi politikalarının da etkisiyle doğal ekosistemler giderek azalmaya ya da tahrip olmaya başlamışlardır. Binyıl Ekosistem Değerlendirme tarafından doğanın zarar görmesine ve biyolojik çeşitlilik kaybına habitat değişimi, iklim değişikliği, istilacı yabancı türler, aşırı kullanım ve kirlilik gibi faktörlerin doğrudan, demografik, ekonomik, sosyo-politik, kültürel ve dini, bilimsel ve teknolojik faktörlerin de dolaylı olarak etkili olduğu, ancak habitat değişimlerinin en baskın faktör olduğu raporlanmıştır. Ülkemizde de doğal alanlar çeşitli yatırım projeleri ve kentleşme baskısı altındadır. Başta orman ekosistemleri olmak üzere çoğu ekosistem arazi kullanım değişiklikleri ile tahrip edilmektedir. Sadece orman alanlarında ormancılık dışı faaliyetlere verilen izin miktarı 699 bin hektara, Orman Kanunun 2B maddesi ile orman dışına çıkarılan orman alanı miktarı 620 bin ha’a ulaşmış, yüzbinlerce hektar sulak alan kaybedilmiştir. Sunulan bu çalışma ile ülkemizde doğanın ve ekosistemlerin zarar görmesine neden olan habitat ve arazi kullanım değişiklikleri değerlendirilerek, doğayı korumak için alınması gereken önlemlere değinilmiştir.
2
:
KENTSEL ALANDA TEKNİK ALTYAPI HİZMETLERİNİN PARÇACIL ÜRETİLME POLİTİKASINA ELEŞTİREL BİR YAKLAŞIM
Aygül KILINÇ
Bu çalışmada, teknik altyapı hizmetlerinin parçacıl biçimde yürütülme politikasının neden olduğu kentsel sorunlara ilişkin olarak, bir durum tespiti yapılmak istenmiştir. Parçacıl iş görme yaklaşımının sebep olduğu ekonomik maliyet ve sosyal mağduriyet konusu, özellikle toplumsal gönenç ve kentsel yaşam kalitesi bağlamında ele alınmıştır. Kentsel teknik altyapı hizmetleri, kentsel politikanın çalışma alanına giren önemli bir konudur. Bu hizmetler, kentsel yaşam kalitesini iyileştirmeyi ve ortak iyiliği gerçekleştirmeyi amaçlayan hizmetlerdendir. Tam da bundan dolayı kentsel alanda bu hizmetlerin süreklilik içinde görülmesi zorunlu sayılmıştır. Kentte çok sayıda yönetsel birim, bu hizmetleri vermekle yükümlü kılınmıştır. Aynı ya da benzer konularda birden fazla birimin yetkilendirilmiş olması, görev alanı ve eşgüdüm konusunda sorunların yaşanmasına neden olmaktadır. Bu durum, hizmet görme politikasının işlevselliğini ve verimliliğini olumsuz yönde etkilemektedir. Bu hizmetler, kamusal fayda gereği ortak bir politika/program bağlamında ve işbirliği çerçevesinde etkin ve verimli yürütülmesi gereken hizmetlerdendir. Ne var ki, aynı kentsel mekâna/alana ilişkin bu tarz hizmetlerin birbirinden bağımsız politikalar/programlar dâhilinde farklı takvimlerde görülmesi, neredeyse yerleşik bir uygulamaya dönüşmüş durumdadır. Bu tarz iş görme yaklaşımı nedeniyle kentin bir sokağında yürütülen teknik altyapı çalışmaları, uzun bir sürece yayılabilmektedir. Her defasında yeniden kazılan yol ve kaldırım zemini nedeniyle bu hizmetlerin topluma yansıyan ekonomik ve sosyal maliyeti oldukça ağır olabilmektedir. Sonuç olarak kentsel mekânda/alanda parçacıl biçimde yeniden hizmet üretme politikasından/yaklaşımından kaynaklanan ekonomik maliyetin ve sosyal mağduriyetlerin bedelini ise çoğunlukla kent yerleşikleri ödemek durumunda kalmaktadır.
3
:
YENİ BİR DÖNEMİN BAŞLANGICI: AVRUPA YEŞİL MUTABAKATI VE TÜRK ÇEVRE HUKUKU VE POLİTİKALARINA ETKİLERİ
Kamile TÜRKOĞLU ÜSTÜN
İklim değişikliğiyle mücadelede küresel çapta bir öncü olmayı planlayan Avrupa Birliği (AB), 11 Aralık 2019 tarihinde Avrupa Yeşil Mutabakatını yayınlayarak iklimin ve çevrenin korunmasını odak alan yeni bir büyüme modeline geçmiştir. Yeşil Düzen olarak da adlandırılan bu yeni dönemde AB, 2050 yılında Birliğin karbon salınımının sıfıra indirilmesini ve yatırım fonlarının da desteğiyle yeni bir ekonomik kalkınma stratejisi izlemeyi hedeflemektedir. Avrupa Yeşil Mutabakatı kapsamında, AB’nin ulaştırma, gıda, tarım, sanayi, altyapı başta olmak üzere bütün politikaların iklimin ve çevrenin korunması ekseninde şekillendirilmesi gerekmektedir. AB bu hedefleri bağlayıcı hale getiren Avrupa İklim Kanunu’nu çıkarmış ve ilgili yasal düzenlemeleri yapmak üzere harekete geçmiştir. AB’nin yeni büyüme stratejisi, AB ile Gümrük Birliği ortaklığı olan ve aynı zamanda AB’ye aday ülke statüsünde bulunan Türkiye’yi de yakından etkileyecektir. Nitekim Türkiye’nin bir iklim kanunu taslağı üzerinde çalıştığını duyurması, Paris Antlaşmasını onaylaması, Avrupa Yeşil Mutabakatı Eylem Planı’nın hazırlanması, karbon piyasalarına ilişkin hazırlıkların artması ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığının adının Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı olarak değiştirilmesi yeni yeşil düzenin Türkiye’deki bazı yansımaları olarak yorumlanabilir. Bu bağlamda, çalışmada Avrupa Yeşil Mutabakatı ve Avrupa İklim Kanunu içerikleri ve hukuki nitelikleri açısından incelenecek ve bu belgelerin Türk çevre hukuku ve politikalarına olan etkileri değerlendirilecektir.
4
:
EKOLOJİK BUNALIM ÜZERİNE
Ruşen KELEŞ
5
:
HES’LERE TOPLUMSAL TEPKİ VERİLMESİ KONUSUNDA ÇED VE HKT’LERİN ROLÜNÜN İYİ YÖNETİŞİM EKSENİNDE DEĞERLENDİRİLMESİ: ARTVİN İLİ ÖRNEĞİ
Emrah FİRİDİN
Devletlerin ekonomik büyüme, sürdürülebilir kalkınma ve kendine yetebilir olma hedeflerini gerçekleştirebilme adına yararlanabileceği birçok araç vardır. Bu araçlardan biri de yenilenebilir enerji üretim aracı olan Hidroelektrik Santralleridir (HES). Her faaliyet ve yatırımda az ya da çok olduğu gibi, HES yapım süreçlerinin de topluma ve çevreye olumsuz bir dışsallığı olacaktır. Karşılaşılan olumsuz dışsallık sorunu faaliyetin kendisinden olabileceği gibi yaşanacak süreçten de kaynaklanabilir. Dolayısıyla, HES projelerinin yapım süreçlerinde karşılaşılan sorunların analizi, sürecin en az olumsuzlukla ilerlemesi için önemlidir. Bu tespitler neticesinde hem sürecin işleyişinde hem de süreçte kullanılan yöntemlerde sorunları önleyici düzenlemeler yapılabilir. İyi yönetişim ilkeleri HES yapım sürecinde düzenleyici bir araç olarak yer almalıdır. Bu sayede, devlet, özel sektör ve Halk/Sivil Toplum Kuruluşları (STK) arasındaki sorunlar en aza indirilecektir. Çalışmada iyi yönetişim ilkelerinin uygulanmasındaki eksikliklerin HES yapım sürecine olumsuz etkileri, nitel araştırma teknikleri kullanılarak ortaya konmuştur. Bu doğrultuda mülakata katılan kişilerin HES’lere karşı olma nedenlerinin, HES yapım sürecinde iyi yönetişim ilkelerinin uygulanması konusundaki eksikliklerle olan ilişkisini değerlendirmeye yönelik yarı yapılandırılmış açık uçlu sorular sorulmuştur. Artvin İli örnek olayından hareketle, iyi yönetişim ilkelerinin Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) ve Halkın Katılımı Toplantıları (HKT) içerisindeki durumu ele alınmıştır. Araştırmada HES’lere karşı olan kişilerin, HES’lere karşı olma sebepleriyle, süreçte iyi yönetişim ilkelerinin uygulanması konusunda yaşanan sorunlar arasında ilişki olduğu tespit edilmiştir.
6
:
İKLİM KRİZİ VE AFET PLANLAMASI (Türkiye’nin Kalkınma Planlarına Yansıyan Afet Stratejisi)
Ilgın ÖZKAYA ÖZLÜER
Modern afet yönetimi stratejisi, afet sonrasında giderici devlet politikalarını değil; devlet ve sivil toplumu kapsayan önleyici ve afet öncesine yönelik bütünlüklü toplumsal ilişkileri kapsar. Çalışmada, Türkiye’nin afet stratejileri bu yaklaşım etrafında kalkınma planları ölçeğinde incelenerek, devlete hâkim olan afet stratejisi ve bu stratejinin modern afet yönetimi politikaları doğrultusunda nasıl ve hangi biçimlerde dönüştüğü ortaya konulacaktır. Bu bağlamda da afet yönetimi stratejisinin özellikle iklim krizi koşullarında bir toplumsal ilişki olarak kavranmasının gerekliliği ve buna yönelik kamu yönetimindeki dönüşüm incelenecektir.
7
:
Tüm Sayı
Memleket Siyaset Yönetim
İşbu sitenin tüm hakları saklıdır. Site içerisindeki dökümanlar izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz. © 2015
Web Tasarım